Türkiye-İran İlişkilerinde Suriye Faktörü
Türkiye-İran İlişkilerinde Suriye Faktörü
20 Haziran 2016
Türkiye-İran ilişkileri siyasi ve mezhebî rekabete dayalı köklü bir geçmişe sahiptir. Osmanlı’nın Batılı devletlere karşı egemenlik mücadelesi verdiği dönemde, İran’ın a

Türkiye-İran ilişkileri siyasi ve mezhebî rekabete dayalı köklü bir geçmişe sahiptir. Osmanlı’nın  Batılı devletlere karşı egemenlik mücadelesi verdiği dönemde, İran’ın aynı Batılı devletlerle ilişki içerisine girerek Osmanlı’ya karşı doğu sınırlarında bir güvenlik riski oluşturmuş olması veya Fatih Sultan Mehmet’in Venediklilerle mücadelesi sırasında Akkoyunluların Venediklilerle anlaşması üzerine yaşanan Otlukbeli Savaşı ya da Safavilerin Osmanlı’ya karşı bazı Avrupalı güçlerle kurduğu ittifak gibi çok eski dönem örneklerinde olduğu gibi, 19. yüzyıldaki Osmanlı-Rus mücadelelerinde de İran’ın Rus tarafını desteklemesi, Türkiye-İran ilişkilerinin tarihî süreçteki seyri hakkında önemli fikir vermektedir.

Osmanlı Devleti’nin sona ermesinden sonra, İran’da da Kaçar Hanedanlığı’nın yıkılıp yerine Rıza Pehlevi’nin gelmesi ile Türkiye-İran ilişkileri farklı bir boyuta taşınmış ve 1920’den itibaren iki ülkenin Batılılaşma eğilimi nedeniyle ikili ilişkiler gayet sıcak bir dostluğa dönüşmüştür. Bölgesel sorunlara yaklaşımla ilgili olarak da özellikle 1937’deki Sadabat Paktı iki ülkeyi birbirine yakınlaştıran adımlardan biri olmuştur.

2. Dünya Savaşı yıllarıyla birlikte Ortadoğu jeopolitiğinde köklü değişiklikler meydana gelmiştir. 1947’den itibaren gerek İran gerekse Türkiye, Amerika’nın güvenlik şemsiyesi altında Batı’nın bölgedeki iki stratejik müttefiki olmuştur. Bu tarihten itibaren aynı blok içerisinde yer alan iki ülke ilişkileri, 1979 İran Devrimi’ne kadar gelişme göstermiştir. 1979 yılında İran Devrimi’nin gerçekleşmesiyle Şah yönetimi devrilmiş ve dinî yapının hâkim olduğu cumhuriyet rejimine geçilmiştir. Türkiye başlangıçta İran’da yaşanan devrime sıcak bakmış olsa da çok geçmeden bu tutumunu değiştirmiştir. Bu dönemden sonra her iki ülke de birbirlerinin rejimini kendileri için tehlike olarak görmeye başlamıştır.

Türkiye ile İran ilişkilerindeki çatlağın 1990’lı yıllardan itibaren derinleştiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Zira bu yıllarda İran’ın PKK terör örgütüne destek vermesi, ikili ilişkilerde gerginliğin artmasına yol açmıştır. 1997’de İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Tahran Konferansı’nda İran’ın Türkiye’yi Kuzey Irak’a yaptığı operasyonlar sebebiyle kınaması, ikili ilişkilerdeki önemli kırılma noktalarından biri olmuştur.

2000’li yıllardan itibaren ise Türkiye’de halkın inançlarıyla barışık muhafazakâr bir partinin iktidara gelmesi, iki ülke ilişkilerinin yeniden bir yumuşama dönemine girmesinde etkili olmuştur. Ekonomik ilişkilerin ön planda olduğu, kazan-kazan anlayışıyla hareket edilen bu dönemin en önemli getirilerinden biri ise, İran’ın 2002 yılında PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmiş olmasıdır.

Raporun tamamına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

İhh İnsani Yardım Vakfı © 2016. Tüm Hakları Saklıdır.